PATNOS'UN
TARİHİ GELİŞİMİ
Doğal oluk ve yolların
düğümlendiği bir noktada bulunan Patnos şehrinin konumu kendisine oldukça
stratejik bir konum kazandırmıştır. Bu özelliği tarih boyunca
bölgenin egemenleri tarafından hep kullanılmıştır.
Urartu Devletinde idari, askeri, kültürel
merkez rollerini üstlenen Patnos, stratejik konumu dolayısiyle bir çok
devletin istilasına uğramıştır. Bu istilaların yerleşmeye ve gelişmeye
etkilerini kronolojik olarak şöyle açıklayabiliriz.
Hurri soyundan gelen Urartular takriben M.Ö 13. Yüzyıl ile M.Ö 9.yüzyıl
arasında bölgede feodal beyliklerin oluşturuğu bir konfederasyonu halinde
varlıklarını sürdürmüşlerdi. Kral
Aramu Urartu devletini bazı kaynaklarda olduğu gibi Tuşba (Van)
değilde ARZAŞKUN denen şehir merkezli
kurmuştu.Bu
şehrin tam olarak yeri
tespit edilememişse de bu şehrin Patnos civarında olduğu sanılmaktadır. Yörede
Menua zamanında yoğun imar faaliyetleri görülmüştür.
Çok sayıda kale ve saray yapılmıştır. Aznavur Tepe, Girik Tepe, Kızılkaya, Kancıklı,
Kubik, Dedeli, Değirmendüzü, Bostankaya
kaleleri bunlardandır. Tapınak ve
antik ismiyle “ALUDİRİ”
sarayları da yapılmıştır.
Patnos ve çevresi tarihinin az rastlanır bir olayı ile yoğun bir biçimde
nüfuslanmıştır.
Aludiri (Patnos
) küzeye, güneye, güneybatıya, kuzeydoğuya
açılan yollartın en kritik noktasında yer almış olup bugünde aynı
özelliğini korumaktadır.
Aznavur Tepe
Urartu mimarisinine en önemli eserlerindendir. Tarıma
yönelik sulama kanalları
bu kalede çokça görülmektedir. Diğer önemli bir sarayda Giriktepe
bulunmaktadır.
Urartu
Krallığının yıkılmasından sonra bölgeye Medler, Persler, Ermeniler,
Romalılar (Artaksiad Beyliği), Selevkidler, Bizanslar, Sasaniler, Emeviler,
Abbasiler, Sökmenliler, İlhanlilar, Celayirliler, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safaviler ve Osmanlılar hakim
olmuştur. Osmanlı hakimiyetine kadar bölgede durdurak bilmeyen etkinlik
mücadeleleri sonucu, savaş yolları üzerinde bulunan ve yüzden de sürekli
el değiştiren Patnos’un sözkonusu nedenlerden dolayı gelişmeye fırsat
bulamadığını, sürekli küçüldüğünü söyleyebiliriz.
1533’te Erzurum
Beylerbeyliğinin Malazgirt Sancağına bağlı iken 1865’ te eyalet, liva ,
kaza, nahiye, köy sistematiği uygulamaya konuyor. Buna göre Patnos, Erzurum
Eyaleti, Bayazıt Livasının 7 kazasından biri durumuna geliyor. 1867’de “Vilayet Nizamnamesi” uygulamaya konulmasıyla
Patnos; Erzurum Vilayeti, Bayazıt Sancağı, Antab (Tutak) Kazasının
bir nahiyesi olmuştur. Bu dönemde Patnos’ta 250 hane, 1 dükkan, 1 han, 1
cami, 1 medrese, 2 kilise ve biri Hristiyan ikisi İslam olmak üzere 3 Sıbyan
Mektebi bulunmaktaydı.
Osmanlı kayıtlarında “Batnus” şeklinde adı geçen Patnos; ilçe
olana kadar fazla bir önem kazanmamıştır. 1936’ da Malazgirt İlçesinin
Sultanmut (Doğansu), Ahlat İlçesinin Aktepe (Sarısu) ve Erciş İlçesinin
Dedeli Bucaklarının birleştirilmesiyle ilçe statüsüne geçmiştir. Günümüzde
92 adet köyü ile yaklaşık 1421
kmª’lik bir idari etki alanına sahip olan ve hızla nufuslanmakta olan bir şehirdir.
ULAŞIM
VE TURİZM
Patnos
Ağrı- Van , Ağrı-Bitlis, Ağrı-Muş illerini birbirine bağlayan bir dörtyol
kavşağında bulunur. E 95 karayolu ile Van’a oradan İran’a bağlanır.
İşlek bir kara yoludur. Hemen hemen bütün köyler ile karatolu bağlantısı
vardır ancak bu yollar
toprak olduğundan
çamur ve tozluluk sorunuyla karşı karşıyadır.
Tarihi yerler, sayfiye yerleri, dağcılık , avcılık vb. yerler bakımından
Patnos zengin potansiyele sahiptir. Aznavur tepedeki mabed, Kot Tepe’deki Kral
Haldi Tapınağı
(M.Ö 815-706 yıllarında yapılan mabet 450 m yükseklikte, 1500
mªalanlı tepenin orta kısmının orta kısmının zirvesine kadar 3 surla çevrilmiştir.)
ve Giriktepedeki saray
tarihi çekiciliklerdir. Süphan Dağı
görsel olarak dikkati çeken tabiat güzelliklerindendir. Doğal güzelliği
yanında kış sporlarına ve dağcılık
sporlarına da uygundur. İran inanışlarına konu olmuş bir dağdır, şöyleki;
dağa çıkmak zor olduğundan zirveye üç defa çıkmak bir hac sevabı kadardır.
Ayrıca yaylacılık faaliyetleri
allosentrik (Alışılan
hayatın dışına çıkıp daha çok macera arayan tip turistler)
turistler için ilgi çekicidir.
YERLEŞMENİN
YAPISAL GELİŞİMİ
Verimli tarım alanlarında kurulmuş olan Patnos’un doku gelişimi
Urartu’lar zamanından bu yana Aludiri (Şimdiki Çay Mahallesi) merkezli olmuştur.
Bunun kanıtlarından birkaçı burdaki saray ve daha sonraları inşa edilen şimdi
harabe halinde olan değirmendir.
Ayrıca buradaki asırlık sulama kanalları yerleşmenin ilk çekirdeğinin
burada olduğunu gösteren delillerdendir. Çay Mahellesinin güneydoğu ucunda
Patnos Deresi ve Badişan Deresi yataklarında kurulan yerleşme daha sonra
Camii Mahellesinin güneyi ve Çay Mahellesinin
kuzeyi arasında bir alana kaymıştır.
1955’
te; bugün şehri ikiye bölmüş olan çevre yolu yerleşmenin kuzey sınırını
oluşturuyordu. Bu dönemden itibaren yerleşme, özellikle kuzeye, doğuya ve güneye
doğru gelişme göstermiş. Şehrin kuzeybatısına askeri birliklerin konuçlanmasından
ötürü bu istikamete doğru gelişme durmuştur.1980’den sonra ise
daha çok güneybatıya doğru bir gelişme meydana gelmiş. Alparslan
Mahallesinin ¾’ ü bu dönemde iskan sahaları haline gelmiştir. Bugün de
gelişme güneybatıya doğru yoğun bir gelişme eğilimi göstermiştir. İkinci
bir gelişme ise doğuya doğru: E.M.L. ve D.S.İ’ne doğrudur.
Patnos’ta
gelişmeyi kuzeybatı ve batıya doğru çevre yolu ve askeri birlikler
engellemektedir. 1970’lerden bu yana
bu istikamette gelişme görülmemektedir.
Bunun yanında şehrin güneye doğru gelişmesine ; doğal bir faktör olan
Badişan Deresi izin vermemektedir. Dolayısıyla yerleşme daha çok kuzey,
kuzeydoğu ve güneybatı eksenleri boyunca gelişme göstermiştir. Patnos
halihazırda 8 mahalleden ibarettir. Bunlar Alparslan, Yeşilçimen,
Çay, Cumhuriyet, Sütlüpınar, İnönü, Yenialan ve Camii Mahalleleridir
PATNOS'UN
COĞRAFİ KONUMU
Patnos; Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Murat-Van Bölümündeki
Ağrı İlinin 8 ilçe
merkezinden biridir. Doğal oluk ve yolların düğümlendiği
bir noktada bulunan Patnos şehrinin konumu kendisine oldukça stratejik bir
konum kazandırmıştır. Bu özelliği tarih boyunca
bölgenin egemenleri tarafından hep kullanılmıştır. Yukarı
Murat-Van bölümünün önemli çöküntü alanlarından birini oluşturan
Patnos Ovası değişik yönlü faylar eşliğinde çökerek oluşmuş
sonradanda alüvyonlarla dolmuş her taraftan genç volkanitlerle çevrili bir
tersiyer havzasıdır.
İlçenin sınırları ise şöyledir: Kuzeyde Ağrı İline
bağlı Tutak ve Hamur; doğuda Van’a bağlı Erciş ; güneyde Bitlis’e bağlı
Adilcevaz ; batıda Muş’a bağlı Malazgirt bulunur. Kabaca
40°
39'
kuzey enlemleri ile
42°
52'doğu boylamları arasında yer alır.
Patnos, Süphan Dağı’nın 25km kuzeyinde Murat Irmağının
kollarından Badişan Deresinin suladığı ortalama yüksekliği 1600 m
olan ova üzerinde bulunmaktadır.
Bu ilçe sınırları içinde inceleme alanının sınırları ise şöyledir:
Kot
Tepe ve Aznavur Tepe’nin güney yamaçlarından
Küçük Gresor Tepe’nin Kuzey yamaçlarına çekilen hat kuzey sınırı
belirler. Burada güneye Sınırtaşı Mevkiine ordan Değirmen Tepenin batı
yamacından geçen hat doğu ve güneydoğu sınırlarını belirler. Kumtepe
Mevkii güney sınırını Bekçi Mevkii ve kuzeye Kot Tepe’ye ulaşan sınır
incelemenin batı sınırını çizer.
PATNOS'TA
BİTKİ ÖRTÜSÜ
Patnos ve
çevresi
doğal bitki örtüsü bakmından fakirdir. Yörenin doğal bitki örtüsünü
tek ve çok yıllık otsu ve odunsu bitkiler
olan stepler oluşturur.Bunlar yaprakları küçük sert dikenli ve derimsi yapıda
kuraklığa dayanıklı bitkilerdir. Bölgede ormanın alt sınırı 1800 m'dir.
Tarihi kayıtlarda bölgenin ormanlarla kaplı olduğuna dair işaretler vardır.
Bölgenin bugün ormanlardan mahrum
olmasının nedenlerinden biri kuşkusuz asırlardan beri süregelen tahribattır
.
Bölgedeki stepleri ikiye ayırabiliriz: Yastık ve küme şekilli türler
(Kenger, kernkosi, sitilme, geven, kerengzer ) ve gramineler (Şalvadır
, havşan, pupi ,kurix ). Özellikle kengerlerden çok faydalanılır; ilkbaharda daha yer altındayken çıkarıldığında
taze yenildiği gibi kızartılarak da
yemeği yapılmaktadır daha sonra gelişme zamanında otsu haldeyken turşusu
yapılır. Daha büyüdüğü zaman sapları soyularak yenilir tohum tutunca da
tohumları çekirdek gibi yenilmektedir. Ayrıca
biçilerek hayvanlar için saman yapılmaktadır.
Akarsu boylarında
kavak ve söğüt türü ağaçlara rastlanır
PATNOS'TA
İKLİM
İklimlimin ana çizgilerini
uzun kışlar ve kısa yazlar ile karakterize edilen karasal iklim şartları
belirler.
Patnos’ta
yıllık sıcaklık (1977-1990 rasat devresinde ) 7.0°C
kadardır. Yılın en soğuk ayı olan Ocak
ayının sıcaklığı -8.8°C'dir.
Mart ayından itibaren sıcaklıklar hızlı bir şekilde yükselerek en
yüksek
değerlere Temmuz, Ağustos aylarında erişir . Patnos’ta Temmuz
ayı ortalama sıcaklığı 21.5°C,
Ağustos ayının ise 20.5°C'dir.
Temmuz ayı sıcaklıkları incelendiğinde, yöredeki istasyonlar arasında önemli
farkların olmadığı görülür.
Örneğin Ağrı’da 21.0°C,
Malazgirt’te 22.2°C,
Erciş’te 21.8
°C
dir. Ağustos ayından sonra sıcaklıklar ani bir şekilde azalır. Sıcaklığın
20°C'nin
üstünde olduğu ay sayısı iki
olup Temmuz ve Ağustos’tur. Yıllık sıcaklık amlütüdü 30.3 lük bir değerle
şiddetli karasallığa işaret etmektedir.
Patnos’ta donlu günlerin diğer bir
ifadeyle sıcaklığın 0°C
ve 0°C
nin altında olduğu gün sayısı 147 .8 dir. Yaklaşık olarak Ekim ayı
ortalarından başlayıp Nisan ayı
sonlarına kadar devam eden 6.5 ay gibi uzun bir süre kapsayan
don olayının görüldüğü devre ziraat hayatı bakımından bilhassa
bitkilerin yetişme
devreleri açısından son derece etkileyici ve belirleyici bir husustur.
Donlu günlerin mevsimlere dağılışı incelendiğinde ; en yüksek payın
%57.4 ile kışa ait olduğu, %25.1 ile ilkbaharın
ikinci sırada geldiği görülür. Sadece Haziran, Temmuz ve Ağustos
aylarında don görülmemektedir.
33 Yıllık ortalamalara göre Patnos yıllık yağış miktarı 428.8
mm'dir.Yağışlar
daha çok Nisan ve Mayıs aylarında görülmektedir. Bununla birlikte
Nisan ayı payının
daha fazla olduğu dikkati çeker.
Nitekim ilkbahar toplam yağışlar içerisinde %39
luk bir oranla başta
gelirken Kış ve Sonbahar mevsimleri birbirlerine
yakın değerlerle
ikinci ve üçüncü sırayı alır . (Kış %26.4 , Sonbahar %24.2)
Yaz yağış bakımından en az paya sahip olup (%9.5 ) bu
özelliğiyle yağış azamisi Yaz’a tekabül eden Kuzeydoğu
Anadolu’dan önemli bir farklılık gösterir. Yılın
ortalama 75.6 günü yağışlı
geçmekte bununda %34.5 i yani 26.1 günü kar yağışları
şeklinde düşmektedir. Patnos’ta en yüksek kar örtüsü
135 cm ile Mart ayında tespit edilmiştir.
Patnos'ta doğu sektörlü rüzgarlar (NE,E,SE) daha sıklıkta esmekte buna yakın
değerle W ve S sektörlü rüzgarlar izlemektedir. Yıl içerisinde rüzgarın
en fazla estiği yön %25'lik bir oranla E olup bunu %14.5 ve %13.6'lık
oranlarla SW ve W yönleri izlemektedir.
PATNOS'TA
EKONOMİK COĞRAFYA
Patnos'ta işsizlik ilçenin en büyük sorunlardandır. İşsizlik nedeniyle
halkın büyük bir kısmı batıdaki büyük şehirlerde çalşmaktadır. Halk
ailesini Patnos'ta bırakıp 6 - 7 ay büyük şehirlerde çalışır.
TARIM:
Tarım faaliyetleri, nüfusun fazla oluşu, sert karasal iklimin etkisiyle kısa
süren yazlar ve ortalama yıllık yağışların düşüklüğü gibi
sebeblerden dolayı fazla gelişememiştir. Tarım genelde aile işletmeciliği
şeklindedir. Arazilerde mülkiyet durumu şöyledir; Araziler genelde ağaların
elinde toplanmıştır. Ağaların bu durumuna karşılık toprağı olmayan
halkta vardır.
İnceleme
alanında tarım alanı yok denecek kadar azdır. Etüd sahasında tarım
faaliyetleri ile uğraşan halk ve arazi sahipleri oturmaktadır. Ayrıca tarım
ürünleri şehir merkezinde tüketilmektedir.
Tarım alanlarında genel olarak kuru tarım yapılmaktadır. Bu alanlara
ya D.S.İ nin sulama kanallarıyla yada vatandaşın kendi olanaklarıyla
yaptığı ark ve kanaletlerle sınırlıda olsa su getirme olanağı
bulunmaktadır.
HAYVANCILIK:
Hayvancılık ilçenin en önemli geçim kaynağıdır. Yörenin işsizlik ve
göç gibi ekonomik ve sosyal sorunları ortadan kaldırabilecek potansiyele
sahiptir. Yıllarca hayvancılıkla uğraşan yöre insanı edindiği tecrübe
veya kültür birikimi ile elverişli şartlarda hayvancılığın geliştirilmesi
mümkündür. Bu durumda halkın refah seviyesi yükseltilerek fakirlik ve işsizlik
önlenebilir. Hayvancılık faaliyetlerinin geliştirilmesi halinde üretken
hale gelen insanlar toprağına bağlı kalarak göç olayıda ortadan kaldırılır.
Geçim tipi hayvancılık yapılmaktadır. 1995 verilerine göre merkezde
4000 sığır, 9500 koyun, 500 keçi, 50 manda ve
28000 kümes hayvanı bulunmaktadır. Doğal ortama en uygun küçükbaş
hayvan kızıl karaman koyunudur.
Akarsularda tatlı su balıkçılığı, evlerde tavşancılık ve cüzi
miktarda arıcılık yapılmaktadır. Tüm ilçede 70 kovan bulunmaktadır. Yılda
2100 kg verim alınmaktadır.
Hayvanlardan alınan verim düşüktür. Çünkü ilkel bir hayvancılık
faaliyeti uygulanmaktadır. Ortalama olarak yerli bir inekten günde 3-5 kg süt
alınır. Ama iyi cins bir inekten günde 25-30 kg süt alınabilmektedir. Et
farkıda böyledir. Geçim amacıyla beslenen hayvanlarda (ortalama olarak bir
koyunda ) 50 kg et alınırsa ticari amaçlı bir hayvanda 60-65 kg et alınır.
Hayvancılık faaliyetlerinde başlıca aşılama, beslenme, ağılların
temizliği, düzeni, havalandırması, ışıklandırılması gibi durumlara
önem verilmemektedir. Bu ilkellik hayvan
sağlığı için tehlike oluşturduğu gibi insan sağlığı için de tehlike
arzetmektedir. Brusela,
şap (halk dilinde
tabak) ilkbaharda zehirlenmeler vuku bulan hastalıklardandır.
Genel Nüfus
Sayımı(2000) sonuçları itibariyle
ilçe merkezi ve köylerinin nüfusu 136.594'tür.Buna
göre 1421 kmª
olan yüz ölçümü itibariyle kmª'ye
84 kişi düşmektedir.
İlçenin toplam nüfusu içerisinde
yaklaşık 64880 kişisi erkek, 55536 kişisi de kadındır bunun 65360
kadarı ilçe merkezinde, 55056‘i de köylerde yaşamaktadır. 1997 yılı
sonuçlarına göre nüfusun %53 kadarı şehirde, %47’si kırsal alanda yaşamaktadır.
Nüfusun sayım dönem-lerine bağlı olarak gösterdiği özellikler; 1960-70
arasında yüksek evlenme, doğum artışları ve kırsal alanlardan göçler nüfusu
iki katına çıkarmıştır. Ayrıca 1990-94 yılları arasında devam eden artış,
Malazgirt ve çevredeki ilçelerdeki terör ve terörle ortaya çıkan askeri
baskıların doğurduğu göçlere bağlıdır. Bunun yanında ilçeye atanan
asker ve polisler de nüfusun artmasına neden olmuştur. Askeri nüfus toplam nüfus
içerisinde önemli yer tutar. Askeri nüfusun faal nüfus içerisindeki payı
1985‘te %31.4, 1990’da %17.0 ,
1995‘te ise %31.8‘dir. 1997 sonuçlarında
dikkati çeken bir nokta da şudur
; köy nüfusunun artışı yavaşlamış kent nüfusunun artışı da
fazla oranda geçekleşmiştir.
Köylerdeki nufus artışını doğurganlığa bağlayabiliriz. Şöyle ki; aşiretinin
fazla olmasını isteyenler çok çocuk yapmak istiyorlar. Halkın inanışına
göre nüfus çocukluk döneminde tüketici durumdayken ilerde üretici durumuna
mutlaka geçecektir. Tabi bunun istihdamla desteklenmesi durumunda bu bölgedeki
nüfus potansiyel bir güç kazanacaktır.
NÜFUSUN
ÖZELLİKLERİ
Nüfus
piramidi incelendiğinde şunlar görülür:
0-14 yaş arsını ifade eden çocuk nüfusun merkezdeki nüfusa oranı % 48.5 ;
15-64 yaş arasını ifade eden faal nüfusun oranı % 51.3 ve 65 yaş üstünü
ifade eden ihtiyar tüketici nüfusun oranı %2.58 dir. Merkezde erkek nüfusu
kadın nüfusundan fazladır.( 37.539 E - 27.804 K )
Kırsal
kesimde ise kadın nüfusu , erkek nüfusundan fazladır.( 27.715 K. , 27.341 E.
) Bunun sebepleri ise erkeklerin çalışmak için şehirlere göç etmesi , kan
davalarında ve iş kazalarında erken ölmeleridir.Ayrıca okumak için şehre
giden erkeklerin fazlalığı kadın nüfusunun kırsal kesimde fazla olmasına
sebeb olmuştur.
EĞİTİM
DURUMU
Eğitim
verilerine göre (1997) %48.4’ü okuryazardır. Ayrıca
%2.84’ü okula gitmeden kendi çabasıyla okuma - yazma
öğrenmiştir. %20.53’ü ilkokul, % 7.2’i orta - lise, % 0.34 ‘ü
meslek yüksek okulu ve üniversite mezunudur. Kadın - erkek
nüfusu birbirine eşitken; erkek öğrenciler kız öğrencilerinden %
70 fazladır.
SOSYAL
DURUM
Sosyal oluşum olarak
Patnos toplumu; yerli halk, dışardandan
gelenler ve devlet görevlileri olmak üzere üç gruptan
oluşmaktadır. Yerli halk aşiret sistemine
dayanan bir yapı ile şekillenmiştir. Yöre halkının sosyal hayatını
etkileyen ve ortaçağdan kalma bu
feodal sistem modern olsun ilkel
olsun halkı sömürmektedir. Ağa otoriter güçtür. Aşiretçilik beraberinde
kan davalarını gündeme getirmektedir.
Aşiretçiliğin Doğu Anadolu’da en yaygın olduğu yer Patnos’tur. Sipkan,
Hayderan, Asi, Memani, Merhuri, Torın, Akubi, Helki, Şeyh, Kérdizi, Atmaneki,
Tırtopi ve Celali bazı aşiretlerdendir.
Erkeklerin kıyafeti genellikle moderndir . Bunun
yanında şapkalı, şalvarlı, sarıklı erkeklere de rastlanır. Kadınlar
entari, dére, fistan denen uzun elbiseler giyerler. Giyimde televizyon
ve batıdan gelen memurların etkisi görülür.
Yörede ham maddesi hayvan ürünlerine ve cinslerine dayanan yöre ye özgü
yemekler yapılır. Yöresel isimleriyle Keledoş, Haşil, Halise vb.
yemeklerdir.
Evlenmeler genelde görücü üsülüne dayanır. Ailelerin tanışıp
anlaşma esasına dayanır. Başlık parası verilir. Düğünler, nişan şirnayi (şebet ) düğün (siyarkırın) diye üç evrede yapılır. Düğünlerde
mertliği, yiğitliği yansıtan; ayrıca coğrafi yapıya uymuş (sertlik, yüreklilik)
oyunlar oynanır. Koçeri bunlardandır.
Futbol, atletizim, at yarışları revaçta sporlardır. İhiyarlar arasında
satranç yaygındır.
YERLEŞME
VE MESKENLER
Yerleşme şeması büyük ölçüde Karasu Deresi’nin hemen batısında ki
merkez etrafında her tarafa büyüme şeklinde elde edilmiştir. Yerleşmenin
kuzeybatısındaki askeri alan ve güneydeki Badişan Deresi yerleşme için eşik
alanlardır. Şehrin en önemli
caddesi Ağrı-Van caddesidir. Bu caddenin kuzeyinden geçen yol önemli ulaşım
bağlantılarından biridir. Yerleşim alanı yaklaşık 999,83 ha büyüklüğündedir.
Şehir içi arazi kullanımını kısaca şöyle ifade edebiliriz.
a) Konut Alanları:
Yerleşme alanı içinde 788.10 ha alan kaplamaktadır. (%78.82 ) Nerdeyse tamamı
bir katlı evlerden oluşmaktadır . Kamu kuruluşlarına
bağlı lojmanlar çoğunlukla 4-5 katlı olarak diğer konutlarla
yanyanadır.
b) Ticari Alanlar:
Ticaret Ağrı
- Van caddesi , 14 Nisan caddesi
ve Malazgirt caddelerinde yapılmaktadır. Kapladığı alan 20.09 ha
(%2.1 ) dır.
c) Resmi ve İdari Alanları:
Kapladığı
alan; 11.61ha (%1.6 )dır.
d)
Askeri Alanlar:
Kapladığı alan;3.75 ha (%0.38) dır
e) Yeşil
Alanları:
Patnos’ta düzenli bir yeşil alan yoktur. Yerleşmede özellikle dere boylarında
ağaçlık alana rastlanmaktadır.Bu alanların miktarı 4.60 ha dır.0.30
ha‘lık bir alan mezarlıktır. Yerleşme alanından geçen akarsular 6.10ha
alan kaplar.
f) Yollar:
Yollar 61.03 ha alan kaplar. Kişi
başına 12.21
mª
yol alanı düşmektedir. Yolların
toplam uzunluğu 100km civarındadır.
g) Tarım Alanları:
Toplam olarak 1388.75 ha alan
kaplamaktadır. Bu alanlar yerleşmeyi çevreleyen mekanlardır.Yerleşme alanı
içinde de tarım yapılmaktadır.
MESKEN
ŞEKİLLERİ: Meskenler
yapımında kullanılan malzeme bakımından
ikiye ayrılır ;
a -Kerpiç evler
b -Biriketlerin kullanıldığı betonarme evler
Konutlar genellikle ev ve eklentileri şeklindedir. Eklentiler ; tandır ocağı
, kom, ahır, ağıl, kiler, tezeklik, vb. bölümlerdir. Tuvalet - banyo ilkel
ev tipinde evin dışında iken; modern ev
tipinde içerdedir. Karatakım ev
tipi yok denecek kadar azdır.
DİĞER SOSYO-EKONOMİK FAALİYETLER:
Patnos’ta
ziraat ve hayvansal ham maddelere
dayalı hiçbir modern sanayi tesisi ve faaliyeti yoktur. Değirmencilik, oto tamirciliği, demircilik,
keçe yapımı gibi atolye
sanayisi mevcuttur.
Ticari
amaçlı hayvanların iyi beslenmesi ve bol ürün elde etmek için yaylacılık faaliyetleri yapılmaktadır.
Halıcılık
faaliyetleri de yoğun olarak yapılmaktadır. Halk Eğitimi bünyesinde açılan
kurslarla desteklenmektedir.
Kültürel
faaliyetler çok dar kapsamlı yürütülmektedir. Genelde
Halk Eğitim Merkezi ve Halk kütüphanesi kültürel faaliyetlere katkıda
bulunur. At yarışları,
satranç, folklor ve halk müziği yarışmalarının yanında şiir, öykü yarışmaları
da yapılmaktadır. Futbol spor faaliyetlerinin başında gelir. Atletizme de
ilgi büyüktür. Patnos’ta bir açık türübünlü stadyum bulunmaktadır. Kışın
kayak sporu da yapılmaktadır.
Son
zamanlarda gençlerin internet ve bilgisayara ilgisi artmaktadır. İlçede 3
adet internet cafe faaliyet göstermektedir.
İlçede iki yerel
radyo
istasyonu ile bir televizyon istasyonu mevcuttur.Ayrıca Patnos Postası adlı
bir gazete mevcuttur.
Bu
bölümdeki bilgiler Sayın Barış Korkut Çiftçi'nin
"Patnos
Merkez İlçe Monoğrafyası" adlı tez çalışmasından
alınmıştır. Kendisine yardımlarından dolayı teşekkür
ederiz.